19 Aralık 2010 Pazar

Sevgi ve saygı ile beslemek

Başından beri felsefem bu oldu.


Ali hiçbir zaman iştahsız bir çocuk olmadı.Ya da ben beklentilerimi az tuttuğumdan bana öyle geldi/geliyor,bilemiyorum.Midesinin boyutunu hep göz önünde tuttum tabağına yemek koyarken.İstemediği zaman son kaşık için hiç zorlamadım.


Fakat, çocuklar büyüdükçe davranışları da yaşının gereklerine bağlı olarak değişiyor .Yürümeye başlayan çocuk uzun bir süre bir yerde oturup kalmıyor,kalamıyor.Daha önce bahsetmiştim,kutulanmış çocuklardan olmasını da istemiyorum,evet.Önceliği artık oyun,bunu da biliyorum.


’Bilim adamları küçük çocuklarla deney yapıp,yiyeceklere yakın bırakıldıklarında ne yapacaklarını görmek istemişlerdir.Onların aşırı yiyeceğini düşüneceksin.Yanılıyorsun,onlar aşırı yemez.Anne ve baba onları aşırı besleyip ‘Daha çok ye.Ye,biraz daha güçlen.Biraz daha canlan,şu haline bak.’ derler.Çocuk ağlıyor.Çocukların sıklıkla ağladığını görürsün.Onun bedeni hayır diyor.Onun bedeni dışarı çık ve biraz hopla ve zıpla,git ağaçlara tırman diyor.Ve sense onu beslemeye devam ediyorsun.Doktor her üç saatte bir çocuğa süt vermek gerekir diyor.Çocuk içmiyor ve başını bir o yana bir bu yana sallıyor.Bu ortalama zamanı takip etmek işe yaramaz.Çocuk acıktığında ağlayacaktır,o seni haberdar eder.Saate bakmaya gerek yok.Çocuğun kendi bedeninde içsel saati var.Ama sen onun saatini bozmaya devam ediyorsun.Ve her çocuk başka bir zamanda acıkacaktır.Şimdi bu büyük bir problemdir,bir kural oluşturuldu;ortalama kuralı.


Ortalama kuralına dikkat et.Bedenin kendi içsel saati vardır.’’


diyor Osho efendi.


Duygularıma tercüman oluyor.


Oluyor olmasına da bu nasıl davranacağımı şaşırmama engel olamıyor. Ali acıktığında mama mama diye bağırıp,tencerelere saldırıyor.Mama sandalyesine oturtuyorum fakat en fazla birkaç kaşık sonra huzursuzlanıyor, kalkmak istiyor.Kaldırmazsam bir lokma daha yemiyor.Kalktıktan sonra da kah yanıma gelerek,kah ben elimde kaşıkla onun yanına giderek yemeği bitiriyoruz.


Aslında içimden bir ses doğru yaptığımı söylüyor. Kaldırmayıp oturmaya zorlarsam;inatlaşma,gerginlik derken ipler iyiden iyiye kopacak.Dediğim gibi iştahı yerinde,onu da bozmuş olacağım belki.Bu yaştaki bir çocuğa bırakın sofra adabını öğretmeyi,herhangi bir eğitim verilmeye çalışılması bana göre zaten doğru değil.Sevgi ve saygıyla beslemeye devam ediyorum aslında kendimce.


Ama elimde tabakla peşinde gezmeyi de istemiyorum bir taraftan.


Bunun bir orta yolu yok mu acaba?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...